HUMAN PAPİLLOMA VİRÜS (HPV) NEDİR? BULAŞMA YOLLARI NELERDİR?

14.08.2021

Özel Çağsu Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Filiz ARDIÇ hem kadın hem erkeklerde sıklıkla görülen ve kansere kadar götürebilen ciddi hastalıklar arasında yer alan Human Papilloma olarak bilinen Hpv hastalığı, bulaşma yolları, Hpv tiplerini, Hpv tanı ve tedavi yöntemleri hakkında bilgiler verdi. Dr. Filiz ARDIÇ çağımız yaygın hastalıklarının başında gelen hpv hastalığının, kadınlarda sık görülen rahim ağzı kanserinin temel nedeni haline geldiğini belirtmiştir.

Op. Dr. Filiz ARDIÇ ‘’HPV, tek konakçısı insan olan papillomavirus ailesinden bir DNA virüsüdür. İnsan epitel hücrelerini enfekte eder ve çoğalmak için epitel hücresel mekanizmayı kullanırlar. HPV, genital bölge ve mukozalarda kondiloma akuminatum adı verilen siğil șeklinde lezyonlara yol açan ve dünyada en sık görülen cinsel yol ile bulașan hastalık etkenidir. HPV ile tüm dünyada 630 milyon enfekte kiși bulunduğu kabul edilmektedir. Dünyada genital siğil ile her yıl 6 milyon kiși enfekte olmaktadır ve bunların üçte ikisi kadındır.

Genel olarak HPV’nin kuluçka (inkübasyon) süresinin değișken olduğu ve enfeksiyon kaynağını belirlemenin zor olduğunun kabul edildiğini ifade eden Dr. Filiz ARDIÇ ‘’HPV enfeksiyonu sonrası genital siğil gelișmesinde tahmini inkübasyon süresi 2 hafta - 8 aydır ve çoğunlukla HPV bulaștıktan 2-3 ay sonra genital siğiller görülür. Genital siğiller için 3 hafta-aylar arası, atipik hücresel anormallikler için birkaç ay-yıllar arası, kanser gelișimi için birkaç dekatlık süre geçmesi gerekir . ‘’ dedi.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Filiz ARDIÇ ‘’Bugüne kadar 170’ten fazla HPV tipi tespit edilmiștir ve bunların yaklașık yarısı genital sistem epitelini etkilemektedir . Genital siğillerin % 90’ının etkeni HPV tip 6 ve 11’dir ve bunlar düșük riskli / onkojenik olmayan virüslerdir. HPV tip 6 ve 11 genital bölgelerdeki siğillere ek olarak konjonktiva, burun, ağız ve larenks siğilleri ile ilișkili bulunmuștur. HPV 16,18, 31,33,35,45,52,58’ in etkeni olduğu genital siğiller inspeksiyonla görülmez, nadiren inspeksiyonla izlenen genital siğillere yol açarlar. Yüksek riskli HPV tipleri squamöz hücreli karsinoma, karsinoma in situ, Bowenoid papillozis (pigmente Bowen hastalığı), queyrat eritropazisi (glans ve sünnet derisinin mukozal yüzeyinde bulunur) ve Bowen hastalığı (genellikle keratinize ciltte bulunur) gibi prekanseröz ve neoplastik lezyonlarla ilișkilidirler. DÜŞÜK RİSKLİ HPV’ LER: 6, 11, 40, 42, 43, 44, 54, 61, 70, 72, 82’ dir. YÜKSEK RİSKLİ HPV’ LER: 16, 18, 31, 33, 35, 39, 45, 51, 52, 56, 58, 59, 66 ve 68‘dir. Bunlardan da Tip 16 ve 18 en fazla serviks kanserine neden olan tipleridir. Dedi.

BULAŞMA YOLLARI NELERDİR?

Op. Dr. Filiz ARDIÇ ‘’HPV (Human Papilloma Virüsü) cinsel ilişki yoluyla bulaşabildiği gibi gerçek bir cinsel ilişkiye girilmediği sürtünme vs. gibi durumlarda da genital bölgelerin, virüs yerleşmiş bölgelerin, temas ettiği kasık, ağız, anüs, baş ve boyun gibi bölgelerde karşı tarafa geçerek bulaşabildiğini ifade ederek bulaşma yolları hakkında bilgiler verdi.

1) Cinsel temas ile bulașma: HPV en sık vajinal ve anal cinsel ilișki sırasında ayrıca oral ilișki ile yayılır. Cinsel ilișki olmadan da sadece cinsel temas ile de bulașma olabilir. Çoğu cinsel aktif yetișkin, hayatlarının bir noktasında HPV ile enfekte olacak ve HPV enfeksiyonunun genellikle belirti veya semptomları olmadığı için çoğu bunu öğrenemeyecektir. HPV ile enfekte olmuș bir kișinin genital siğilleri tedavi edildikten sonra bile, siğil görünmese bile bașkalarına bulașabilir. İlişki partnerinin HPV tanısı alması partnerine cinsel sadakatsizlik göstergesi değildir .

2) Perinatal geçiș ile bulașma: HPV, doğum sırasında anneden bebeğe bulașır ve bebekte laringeal ve konjaktival papillomlara yol açabilir. Latent HPV tașıyan spermden fertilizasyon (döllenme) sırasında ve anne (maternal) genital sistemin enfekte salgılarından asendan ilerleyerek transplasental (plasenta aracılığı) geçiș olabilmektedir .

3) Nesnelerden bulașma: Nesnelerden HPV’nin bulașması tartıșmalı bir konudur. HPV’nin tuvalet, banyo gibi yüzeylerden bulaștığına dair belgelenmiș herhangi bir vaka olmamıștır. HPV yüksek direnç ve persistans sayesinde nazokomiyal geçiș potansiyeline sahiptir. Yapılan bir çalıșmada genital siğillerin tedavisi sırasında kullanılan nesnelerde HPV DNA’sı çalıșılmıș; sterilizasyon öncesi, sterilizasyon sonrası ile karșılaștırıldığında HPV DNA pozitifliği oranının düștüğü saptanmıștır. İç ve dıș anogenital yolun elle yapılan muayenesinde ayrı ayrı eldivenler kullanılması önerilmiștir. Yapılan çalıșmalarda vaginal ultrason proplarının bir kaynak olabileceği düșünülmüș ve yüksek düzeyli dezenfeksiyon önerilmiștir .

4) İnhalasyonla bulașma: HPV’nin inhalasyonla bulașıda tartıșmalı bir konudur. Argon plazma koagülasyon, lazer ve elektrokoter tedavisinde ortaya çıkan dumanda HPV DNA’sı tespit edilmiștir. Cerrahın mukozal membranları ve ameliyathane kontamine olabilmektedir ve cerrahın ellerinde ve nazofarinksinde daha yüksek bir prevalans söz konusudur. Bu gözlemler sonucu ișlem sırasında dumanı uzaklaștırıcı sistemler, maske, eldiven, önlük ve gözlük kullanılması önerilmiștir . dedi.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Filiz ARDIÇ ‘’HIV ile enfekte olgularda, organ transplantasyonlu hastalarda, otoimmun hastalıklarda ve immun yetmezliğe neden olan genetik hastalıklarda genital siğiller hızlı büyüyebilir, dev boyutlara ulașabilir ve yüksek oranda malign transformasyon gösterebilirler. Sigara içilmesi ile bağıșıklık sistemi baskılandığından nüks olasılığı daha yüksek olmaktadır. Sigara içenlerde sigara içmeyenlere kıyasla % 27 oranında artmıș genital siğil gelișme riski vardır. Genital siğiller her ne kadar benign ve mortalite ile ilișkili olmasalar da, psikososyal bir sıkıntı kaynağıdırlar ve ağrı, kașıntı ve cinsel ilișkide veya genital tırașta kanama gibi fiziksel rahatsızlıklara neden olabilirler . dedi.

Genital siğiller, tedavideki maliyeti ile ve iș gücü kaybına yol açarak maddi problemlere, semptomlara, ağrıya, cinsel sorunlara ve kanser korkusuna sebep olarak fiziksel problemlere, depresyon, anksiyete, kendine karșı saygı kaybı, sosyal izolasyona sebep olarak duygusal problemlere yol açabilir. HPV tedavisinin maliyeti yüksektir ve bu konu ile ilgili yapılan bir çalıșmada bu maliyetin ana nedenin hastalık nüksü sebebiyle tekrarlayan tedaviler olduğu görülmüștür.

HPV virüs bulaşı esas olarak cinsel birliktelik sırasında gerçekleşmektedir. Bundan dolayı kondom kullanımı bulaş riskini belirgin derecede azaltmaktadır. Ancak belirtildiği gibi cilt ve/veya mukoza temasının olması virüsün bulaşması için yeterlidir. Bu bağlamda direkt olarak sadece penis vajen temasını önleyen kondom, diğer cinsel bölge temaslarını engelleyemediğinden virüsün bulaşma riskini tamamen önleyememektedir.

TANI VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ NELERDİR?

Dr. Filiz ARDIÇ ‘’Klinik görünüm tanı için yeterlidir ancak, tanı kesin değilse, tedaviye dirençli ve atipik ise, tedavi sırasında kötüleșiyorsa, kanamalı, ülsere siğiller mevcut ise biyopsi alınmalı ve genital siğil tanısı doğrulanmalıdır . Genital siğil tedavisine rehberlik etmeyeceği için siğil tanısında HPV testleri önerilmemektedir. HPV testleri servikal kanser taraması yapılan 30 yașından büyük kadınlar için kullanılabilir.’’ Dedi.

Dr. ARDIÇ, Günümüzde HPV virüs tamamen ortadan kaldıran bir ilaç tedavisi bulunmamaktadır. HPV enfeksiyonu tedavisinde, virüs yol açtığı lezyonlara yönelik tedavi planlaması yapılmaktadır. Eğer virüs genital kondilom denilen siğillere sebep olduysa bu siğillerin cerrahi olarak ayrılması, elektrokoter yardımı ile yakılması, kriyoterapi ile dondurulması, ilaç ya da bazı özel kimyasal ajanlarla tedavisi planlanabilmektedir. Eğer hastanın vulva, vajen ya da serviksinde kanser öncü lezyonları oluştu ise bu lezyonlara yönelik takip ve gerekli ise cerrahi tedavi planlaması acilen yapılmalıdır.’’ Dedi.

HPV AŞISI HPV ENFEKSİYONUNDAN KORUR MU? HPV AŞISI KİMLERE HANGİ YAŞTA VE NASIL YAPILMALIDIR?

Kullanımda 3 değişik HPV aşısı olduğunu ifade eden Op. Dr. Filiz ARDIÇ,

Bunlar:

•             Bivalan yani 2’li HPV aşısı: Serviks kanserlerinin yaklaşık %70’ninin nedeni olan yüksek riskli HPV Tip 16 ve 18’e yönelik aşı

•             Kuadrivalan yani 4’lü HPV aşısı: En sık genital siğillere yani kondilomlara neden olan düşük riskli HPV Tip 6 ve 11 ve HPV Tip 16 ve 18’e yönelik aşı

•             Nonavalan yani 9’lu HPV aşısı: HPV Tip 6, 11, 16, 18, 31, 33, 45, 52, 58’e yönelik aşıdır.’’ Dedi.

Dr. Filiz ARDIÇ ‘’ Ülkemizde 2’li ve 4’lü aşılar bulunmakta, 9’lu aşı ise henüz bulunmamaktadır. HPV aşıları için önerilen uygulama yaşı; cinsel birlikteliğin başlamadığı ve aşıya karşı en iyi immün yanıtın alınacağı 9-14 yaş aralığıdır. Bugünkü kanıtlar dahilinde hem kız hem de erkek çocukları için aşının en uygun uygulama yaşı 11-12 olarak belirlenmiş ve 26 yaşına kadar da (15-26 yaş aralığı) telafi (catch-up) aşılamasının yapılması önerilmiştir. Yapılan çalışmalar 15 yaş altındaki bireylerde immün yanıt daha aktif olacağından aşının iki doz yapılmasının yeterli olacağını belirtmektedir. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (U.S. FDA) tarafından hem erkek hem de kadınlar için 45 yaşına kadar uygulama onayı olan HPV aşılarının 15 yaş üstü bireylerde 3 doz olarak uygulanması önerilmektedir.

Cinsel birliktelik başlamadan, uygun yaş aralığı ve dozda yapılan HPV aşıları ile aşının içerdiği HPV tipi ve oluşturacağı enfeksiyona karşı yüzde yüze yakın korunma sağlanacağı bilinmelidir. Ancak 200’ün üstünde HPV tipinin olduğu göz önünde bulundurulunca mevcut aşılar ile tüm HPV enfeksiyonlarına karşı korunma sağlanamayacağı da bilinmelidir.

HPV aşıları rahim ağzı kanserinin yaklaşık yüzde 70 nedeni olan yüksek riskli HPV Tip 16 ve 18’e karşı koruma sağlamaktadır. Kanser etyolojisinde yer alan diğer yüksek riskli HPV tiplerine karşı aşı ile korunma sağlanamayacağından, aşı olan bireylerin de serviks kanseri riski taşıdığı unutulmamalıdır. Bu nedenle bu bireylerin de düzenli olarak Pap-Smear testini içeren serviks kanseri taramalarına devam etmesi önem arz etmektedir.

DOKTORLARIMIZ
Doktor ara: